Geçtiğimiz hafta ulaşım modellemesi eğitimlerimizin ilki olan Visum modelleme eğitimimizi gerçekleştirdik! Eğitim, proje ekibinde yer alan Parabol firmasının model ekibinin desteğiyle Shaleen Srivastava tarafından gerçekleştirildi. Eğitimin amacı, önde gelen bir ulaşım planlama yazılımı olan PTV Visum’un temellerini İzmir Büyükşehir Belediyesi (İBB) ekibine aktararak, bu yazılımın işlevlerini projelerinde etkin bir şekilde kullanabilmelerini sağlamaktı. Bu eğitim programında İBB ekibi, ulaşım modellemesi ve politika analizi konularında derinlemesine bilgi ve uygulama deneyimi elde etti. Eğitim; programın kurulması, verilerin girilmesi, modelin kalibre edilmesi ve sonuçların yorumlanması da dahil olmak üzere bir ulaşım modelinin çalıştırılması sürecine rehberlik etti. Eğitimin sonunda katılımcılar, ulaşım modelleme görevini kendi bilgileriyle gerçekleştirmek ve etkili ulaşım politikalarının geliştirilmesine katkıda bulunmak için gerekli olan araç ve kazanımları edindiler.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Panteia ve Rupprecht bünyesinde görev alan uzman katılımcılarla 30 Mayıs tarihinde İzmir Kentsel Lojistik çalıştayı gerçekleştirildi. Katılımcıların başarılı performansları öğleden sonraki oturumu yeni fikirler ve kazanımlarla destekledi ve verimli hale getirdi. Çalıştayda, kargo teslimatlarını, hava kalitesini, arabaları, yayaları, bölge sakinlerini ve mağazaları dengelemeyi hedefleyen karmaşık bir bulmaca ele alındı. Katılımcılarla birlikte, şehir merkezinde çevre dostu teslimatlar için alanın akıllıca yeniden düzenlenmesi yoluyla mevcut yapının nasıl geliştirilebileceği fikirleri tartışıldı.

28 Mayıs 2024 tarihinde gerçekleşen Birimler Arası Çalışma Grubu (BAÇG) toplantısında, SKUp İzmir vizyonu ve amaçları, 2022 temel yıl ulaşım modeline ve gelecek modellere dahil edilecek projelerin listesi paylaşıldı. Önerilen SKUp İzmir vizyonu için devam eden ve planlanan projelerin mevcut vizyon ve hedefler doğrultusundaki analizi yapıldı. Bu projelerin “Daha Yeşil İzmir” veya “Gençlik ve Spor Kenti İzmir” gibi önemli stratejilerle nasıl bağlantılı olduğu ve SKUp İzmir tarafından hangi mevcut stratejilerin desteklenebileceği hususu katılımcılar ile tartışıldı.

Ayrıca, 30 Mayıs Perşembe günü gerçekleştirilen Kentsel Lojistik Teknik Çalıştayı’na hazırlık olarak, günün farklı saatlerindeki kamyonet ve kamyon hacimleri ile bu hacimlerin şehir üzerindeki etkileri katılımcılara aktarıldı.

SKUp İzmir, Dublin’de düzenlenen Transport Research Arena’da (TRA) tanıtıldı. Kentsel Hareketlilik Danışmanı Geert Koops tarafından yapılan sunumda proje kısaca tanıtıldıktan sonra proje kapsamındaki vatandaş katılımı noktasına odaklanıldı. SKUp’ları sokaklara taşıma fikri uluslararası katılımcılara örnek olarak sunuldu. Çoğu zaman katılım gösteren kitlelerin ötesindeki vatandaşlara yaklaşmanın yenilikçi yolu, bu fikri bir gün kendi şehirlerine de aktarabilecek birçok politika yapıcının dikkatini çekti.

Geçtiğimiz hafta İBB’nin farklı birimlerinden katılımcılar UVAR (Kentsel Araç Erişim Düzenlemeleri) ve LEZ (Düşük Emisyon Bölgeleri) hakkında 3 gün süren bir eğitime katıldı. Eğitimin ilk günü Prof. Dr. Renan Funda Barbaros Özay (Ege Üniversitesi) ve Doç. Dr. Menevis Uzbay Pirili (Yaşar Üniversitesi) tarafından gerçekleştirildi. Katılımcılar eğitimin ilk gününde doğayı korumanın önemini ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH) arasındaki bağlantının önemini kavrayarak iklim değişikliğiyle mücadele, Türkiye’de temiz enerjinin yaygınlaştırılması ve karbon ayak izinin azaltılması gibi çevre dostu uygulamaların geliştirilmesi konularında bilgi edindiler. Eğitimin ikinci gününde uzman Lucy Sadler (Sadler Consultants) düşük veya sıfır emisyonlu araçların benimsenmesine ilişkin gerekçeleri sunarak çeşitli Avrupa UVAR (Kentsel Araç Erişim Düzenlemeleri) düzenlemelerini ele aldı. Ayrıca İzmir’de bir LEZ’in (Düşük Emisyon Bölgesi) uygulanabilmesi için gerekli adımları özetleyerek bu tür düzenlemelerin iklim nötrlüğü sağlamadaki rolünü anlattı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çiğli Tramvayı’nın ardından Narlıdere Metrosu’nu da 24 Şubat’ta açıyor. Hazırlanan rapora göre Evka 3 ile Narlıdere’yi birbirine bağlayacak hattın açılmasıyla birlikte her gün kent bütününde özel araçla yapılan yaklaşık 13 bin 500 yolculuk toplu taşımaya kayacak. 7 bin 750 aracın trafiğe çıkmasının önüne geçilecek.

Kentteki tüm metro yatırımlarını kendi imkanlarıyla yapan tek yerel yönetim İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bornova Evka-3 ile Narlıdere’yi birbirine bağlayacak Narlıdere Metrosu’nun açılışı için gün sayıyor. 24 Şubat’ta yapılacak açılış töreni öncesi hazırlıklar tüm hızıyla sürerken hattın hizmete girmesi ile birlikte özellikle Balçova, Narlıdere olmak üzere kent genelinde özel araçla yapılan yolculukların azalması öngörülüyor.

7 bin 750 aracın trafikten azalacağı öngörülüyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen SUMP İzmir Projesi (İzmir Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı) kapsamında İzmir kent merkezinde anket yapıldı. Hane halkı anket sonucuna göre Balçova ve Narlıdere ilçelerinde özel araç kullanımı oranlarının kent bütününe bakıldığında yüksek olduğu tespit edildi. Bu oran Balçova’da yüzde 46,7, Narlıdere’de ise yüzde 58,3 olarak belirlendi. Ulaşım Ana Planı kapsamında yapılan talep tahmin modelinde hattın açılması ve etkileri test edildi. Analizlere göre, Fahrettin Altay – Narlıdere arasındaki metro hattının işletmeye açılması ile kent bütününde özel araçla yapılan günlük yaklaşık 13 bin 500 yolculuğun toplu taşımaya kayacağı ve böylece trafikteki yaklaşık 7 bin 750 aracın oluşturduğu günlük trafik yükünün azalacağı öngörülüyor. Trafikteki bu rahatlama büyük oranda Narlıdere ve Balçova’da görüleceği gibi kent bütünündeki trafik üzerinde de etkili olacak. Ayrıca Balçova ve Kaymakamlık duraklarında yapılan 219 araç kapasiteli otoparkla da yolcuların araçlarını park ederek aktarma yapması planlanıyor.

170 bin günlük yolcu
Evka-3’ten başlayıp Fahrettin Altay’da sona eren mevcut hattın devamı olacak hat üzerinde sırasıyla; Balçova, Çağdaş, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi, Güzel Sanatlar, Narlıdere, Şehitlik ve Kaymakamlık istasyonları yer alacak. Tünel çalışmaları ile ray döşeme işleri tamamlandı. Toplam 14,5 kilometre tünel açıldı. Hat içinde ve istasyonlarda elektromekanik işler sürüyor. Hat işletmeye açıldığında, günlük yolcu sayısının ortalama 170 bin olması öngörülüyor.

285 milyon Euro’luk yatırım
İzmir Hafif Raylı Sistemi 4. Aşama F. Altay-Narlıdere Kaymakamlık Arası Yapım İşi; 4 Haziran 2018’de, 252 milyon Euro sözleşme bedeli ile yüklenici firmaya teslim edildi.  Bu bedel, keşif artışları ile 285 milyon Euro’yu buldu. Hattın tamamlanmasıyla birlikte İzmir’in kuzeyindeki Bornova ilçesi ile güneyindeki Narlıdere ilçesi arasında toplam 27 kilometrelik kesintisiz raylı ulaşım hizmeti sağlanacak. İzmirliler, güvenli, konforlu, çevreci ve ekonomik raylı ulaşım olanağına kavuşacak; ayrıca vakitten kazanacak. Bir uçtan biniş yapan yolcu, diğer uca 45 dakikada ulaşacak. İki uç arasında karayolu uzunluğu ise yaklaşık 47 kilometreyi buluyor.

2023’ün son SKUP Eğitimlerinden biri, Mavi ve Yeşil Koridorlar üzerine odaklanmıştı. Dr. Ralf Brand ile bir gün çevrimiçi, iki gün ise yüz-yüze gerçekleştirilen bu eğitim, İzmir’de doğa temelli hareketlilik planlamasını ele almaktadır. Temel düşünce, daha yeşil bir şehrin aktif hareketliliği daha cazip hale getirdiği ve şehri daha dirençli kıldığı yönündedir.
İklim adaptasyonunun önem kazandığı bir dönemde, ulaşıma ayrılan alanın daha yüksek sıcaklıklara ve daha fazla yağışa dayanıklı olması gereklidir. Eğitimde katılımcılar, doğa temelli kavramları (örneğin sünger şehir) nasıl uygulayacaklarını ve bu kavramların mahalleleri ve sokakları nasıl dönüştürebileceğini öğrenmişlerdir. Eğitime Ulaşım Planlama, Engelsiz İzmir, İZSU ve Park ve Bahçeler gibi 12 farklı birimden 30 personel katılım göstermiştir.
SKUp İzmir projesi kapsamında yürütülen 18 Kapasite Geliştirme Eğitiminin altıncısı olan bu Eğitimin önemli bir yönü, sokak dönüşümlerini yapay zeka tarafından oluşturulan görseller gibi uygulamalar kullanarak nasıl halka etkili bir şekilde iletebileceğimizdi.
Daha az eforla daha uzun mesafe!
İzmir’in elektrikli bisiklet paylaşım sistemi olan ‘Tripy’, 22 Ocak 2024 tarihinde Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve Ulaşım Daire Başkanı Kadir Efe Oruç’un katılımıyla gerçekleşen lansmanda İzmir halkına tanıtıldı.
Başkan Tunç Soyer, ‘Kent içi günlük ulaşımda bir devrim niteliğindeki bu sistemle, İzmir’in bugününe ve yarınına iz bırakıyoruz’ şeklinde konuştu.
Bu yeni alternatif kent içi ulaşıma yönelik bir çözüm olarak, iklim krizini ve kuraklığı aşmak amacıyla sürdürülebilir ve çevreci bir yaklaşımla sunuluyor. Kentlilerin daha uzun mesafeli günlük ulaşım ihtiyaçlarını, daha az efor sarf ederek bisikletle daha rahat karşılamasını sağlayarak İzmir’de ulaşımın çehresinin değişmesi hedefleniyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir bir ulaşım ve 2050’de sıfır karbon hedefiyle Avrupa Birliği’yle yürüttüğü SUMP İzmir projesi kapsamında 8 üniversite öğrencisine burs verecek. “Genç Elçiler” adı verilen burslar için son başvuru tarihi 27 Kasım olarak belirlendi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Avrupa Birliği (AB) ile yürüttüğü İzmir Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı kapsamında sürdürülebilir ulaşıma katkı sağlayacak üniversite öğrencilerine proje bursu verecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen SUMP İzmir projesinin, genç nesil tarafından benimsenmesi, gençlerin sürdürülebilir ulaşım alışkanlıkları amacıyla kriterlere uygun bulunan 8 üniversite öğrencisi burs almaya hak kazanacak. 1 Aralık 2023 tarihinde başlayacak burslar 6 ay süreli olacak.

Sürdürülebilir geleceğe katkı sağlayacak
Söz konusu bursiyerler proje kapsamında, İZQ binasında haftada bir kere proje çalışmalarına dahil olmak, üniversitelerde SUMPİzmir tanıtımı ve bilgilendirme çalışmalarını tasarlamak ve yürütmek, vatandaş bilgilendirme etkinliklerinde görev almak, yapılan çalışmalarla ilgili aylık ilerleme raporlarını oluşturmak, proje çalışmaları kapsamında idarece belirlenecek konular üzerine araştırma yapmak ve raporlamak ile sorumlu tutulacak.

Son başvuru tarihi 27 Kasım
Görevlendirilecek bursiyerler, İzmir’de bulunan üniversitelerin mimarlık, şehir ve bölge planlama, endüstri mühendisliği, endüstriyel tasarım başta olmak üzere projeye katkı koyabilecek farklı uzmanlık alanlarından lisans veya yüksek lisans öğrencileri arasından seçilecek.  Başvurular, sumpizmir@izmir.bel.tr adresine en geç 27 Kasım 2023 Pazartesi saat 17.00’a kadar yapılabilecek. Başvuru e-postasında güncel öğrenci belgesi ve transkripti, en az 2 adet referans mektubu, projeye sunulabilecek katkıya ilişkin bireysel niyet mektubu yer alması gerekecek. Referans mektuplarının e-posta ekine eklenmesinde sakınca bulunmazken bursiyerlerden B2-C1 seviyesinde İngilizce bilmeleri bekleniyor.

Yapılan tüm başvurular, SUMP İzmir Proje Takım Lideri Prof. Dr. Ashraf Hamed, İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanı Kadir Efe Oruç, İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Planlama Şube Müdürü Demet Burçin Gezgin, SUMP İzmir Proje Koordinatörü Hamidreza Yazdani, İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Planlama Birimi Şefi Müge Ilgaz Yolcu tarafından değerlendirilecek.

2030’da sıfır karbon hedefi doğrultusunda başlatılan SUMP İzmir, kentin geleceği için sokağa indi. Vatandaş forumlarında İzmir’in sürdürülebilir ulaşım rotası belirlenirken, Kültürpark’ta ise karbon salımı ve çevreci ulaşım araçlarıyla ilgili farkındalık yaratıldı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Avrupa Birliği (AB) ile yürüttüğü İzmir Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı (EU Supportto İzmir Sustainable Urban Mobility Plan-SUMP İzmir) kapsamında yurttaşlar, üç gün boyunca İzmir’in sürdürülebilir ulaşım hedeflerini tartıştı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı tarafından organize edilen “SUMP İzmir Sokak’ta” etkinlikleri kapsamında Buca ve Karşıyaka’da forumlar, Kültürpark’ta ise bir dizi farkındalık etkinliği düzenlendi.

Programın son gününde Kültürpark içerisinde farkındalık ve moral etkinlikleri yapıldı. Etkinliğe, İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanı Kadir Efe Oruç, S.S. İzmir Köy Koop. Birlik Başkanı Neptün Soyer, Anadolu Efes Grup Kurumsal İletişim ve İlişkiler Direktörü Selda Susal Saatçi, Türkiye’nin önde gelen sosyal medya fenomenleri, içerik üreticileri, seyahat ve gezi yazarları, üniversite öğrencileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

24 otomobille farkındalık etkinliği 
Kültürpark’a getirilen 24 otomobil, 24 bisiklet ve 1 otobüsle karbon ayak izi için farkındalık yaratıldı. Etkinlikte 24 yolcunun, ayrı otomobillerde, tek bir otobüste ve 24 ayrı bisikletle yaptığı seyahatin trafikte kapladığı alan gözler önüne serilirken araçların karbon salımına dikkat çekildi. Etkinliğe katılanlar tarafından Kültürpark’ın zemininde karbon ayak izini anlatan boya etkinliği düzenlendi. Ardından hep birlikte alana getirilen bisikletler katılımcıların gönüllerince boyandı. Bisiklet boyama etkinliğine vatandaşlar ise kendi bisikletleriyle eşlik etti.

“Soruna ortak olmak sorunu çözmek kadar kıymetli”
Çalışmalar hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanı Kadir Efe Oruç, “İzmir’de bu çalışmalar Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı’nın hazırlanması kapsamında yürüyor. Biz bunu kısaca SUMP olarak ifade ediyoruz. Çok geniş bir ekiple bu çalışmaları yürütüyoruz. İzmir ile ilgili uzun vadede ulaşım ve hareketliliği nasıl sağlarız diye birçok yerden analizler yapmaya çalıştık. Elde ettiğimiz verileri ekstra vatandaş forumlarıyla da desteklemeye çalışıyoruz. Vatandaş forumlarında da yaklaşık 500 kişilik bir katılım sağladık” diye konuştu.

“Sıfır karbon hedeflerimizi yakalamak için çalışıyoruz
Kadir Efe Oruç, “İzmir sahip olduğu sürdürülebilir ve temiz enerji kaynaklarıyla ulaşıma yönelik altyapısıyla Türkiye’de öncü bir şehir. Hem bisiklet yolları, hem deniz hem de raylı sistem taşımacılığıyla Türkiye’nin gelecek vaat eden bir kenti. Başkanımız Tunç Soyer’in vizyonu bizi çok daha iyi bir geleceğe götürebilecek durumda. Şu anda yürüyen Buca Metrosu, Narlıdere Metrosu, Çiğli Tramvayı, yeni yapılması planlanan raylı sistem projeleri, bisiklet yolları, elektrikli yolcu gemileri gibi projelerle birlikte 2030 ve 2050’deki sıfır karbon hedeflerimizi yakalamak için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

“Başkan Soyer’in sıfır karbon için attığı imzanın içinde olmamız gerekiyor” 
Etkinliklere katılarak gençlerle birlikte sürdürülebilir bir gelecek için farkındalık çalışmalarına destek veren İzmir Köy Koop Birlik Başkanı Neptün Soyer, “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in önderliğinde 2030 ve 2050 yılında karbon salımını sıfıra indirmek için uluslararası anlaşmalara imza atmış olması çok önemli. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in atmış olduğu bu imza, bizim aslında vatandaşlarla içinde olmamız gereken bir imza. Biz de bunu anlatmaya çalışıyoruz. Üniversite öğrencilerimiz var. En güzeli de bu. O yaş gurubunda, o bilinçte olan insanların katkı koyması çok kıymetli. Bugün, bir otobüsün taşıdığı yolcu sayısının arabayla ve bisikletle kapladığı alanı burada hep birlikte görmüş olduk. Baktığımız zaman hayattaki yaşam alanlarımızı ne kadar daralttığımızı ve nefes alacak ne kadar az yer bıraktığımızı gördük. Biraz da bunu anlatmaya çalışıyoruz” dedi.

“İzmir’in kendini geliştiren bir ulaşım vizyonu var”
Neptün Soyer, “Bugün İzmir’in, yüzde 40’ın üzerinde yürüyebilen bir kent olduğunu öğrendim. İzmir gerçekten yürünebilen bir kent. Bunu artırmak da bizim elimizde. Onun için bugün burada olmaktan çok mutluyum. İzmir’de metroyu kent içinde rahatlıkla kullanabilirsiniz. Aliağa’dan Selçuk’a ve havaalanına ulaşan İZBAN’ı kullanarak Alsancak’a kadar gelebilirsiniz. Oradan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşım araçlarıyla İzmir’in her yerine yayılabilir ya da yürüyebilirsiniz. İzmir’in bu anlamda gerçekten kendini geliştiren ve uluslararası gündemi de yakalayan bir ulaşım vizyonu var” şeklinde konuştu.


“İzmir’de bisikletli ulaşım çok kolay”
Bisikletli ulaşımın İzmir’de yaşamın bir parçası olduğunu ifade eden Neptün Soyer, “İzmir Büyükşehir Belediyesi de bunu halkla birlikte yaygınlaştırıyor ve geliştiriyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in bisiklete binmesi bazen bir fantezi gibi algılanıyor. Çok şaşırtıcı buluyorum. Ben ortaokula başlarken karne hediyesi olarak alınan bisikletin mutluluğunu hiçbir zaman unutamam. Dolayısıyla bisiklete binmek önemli bir şey. Sadece hobi olarak kullanılacak bir şey değil. İşe, okula giderken ve günlük hayatın her alanında kullanabilirsiniz. İzmir’de bisikletli ulaşım çok kolay ve bunu destekleyen bir yerel yönetimimiz var” diye konuştu.

“İzmir sürdürülebilir ulaşımda çok çok önde” 
Farkındalık çalışmaları için etkinliklere katılan Şef aşçı Serpilay Salkım, “Gezdiğim çok fazla şehir oldu; İzmir’in sürdürülebilir ulaşımda diğer şehirlerden çok çok önde olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Özellikle tramvay yolları, bisiklet yollarıyla. Alsancak’ta artı bir yönü de var. Arabayı bırakıp metro, tramvay, otobüs ve kendi skuterimle ulaşım sağlayabiliyorum. Geleceğimizi düşünüyorsak lütfen hep birlikte karbon ayak izimizi azaltalım, elektrikli araçlara ve toplu ulaşımlara yönelelim” dedi.

“İzmir’in sürdürülebilir projelerini gönülden alkışlıyorum”
Uzman Diyetisyen Betül Karakuş ise, “Hem sürdürülebilir ulaşımın ön plana çıkarılması hem çevreci ulaşımın artması çok umut verici. Bu yapılan çalışmaları duyurmak da bizlerin görevi. Ben evim ve işyerim arası tramvay kullanıyorum ve bunu da her gün paylaşıyorum. Bunun yanı sıra artık bisikleti de hayatıma dahil etmeyi düşünüyorum sürdürülebilir bir ulaşım için. İzmir’in sürdürülebilir projelerini gönülden alkışlıyorum. Bu konuda başkanımıza teşekkür ediyorum. Her yerde sürdürülebilirlik karşımıza çıkıyor. Özellikle toplu ulaşım ağının sürdürülebilir ulaşımda çok önemli bir sistemi var. İzmir’in bu konuda öncü olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

“SUMP konseptinin uygulanması yaşanabilir kentler için çok önemli” 
SUMP çalışmaları için 24 adet bisikleti hibe ederek katkı sağlayan Anadolu Efes Grup’un Kurumsal İletişim ve İlişkiler Direktörü Selda Susal Saatçi, “Ulaşım dediğimiz zaman ülkelerin karbon salınımının önemli bir paya sahip olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla SUMP konseptinin uygulanmasını şehirler açısından temiz toplumlar yaratmak ve insan açısından daha yaşanabilir kentler yaratmak için önemli olduğunu düşünüyorum. Anadolu Efes’in 2030 sürdürülebilirlik hedefleri içerisinde de toplumsal fayda yaratmak ve insan odaklı değer yaratmak çok önemli. Bu projede yer almaktan da çok mutluyuz. İzmir’in bizim için çok önemli bir yeri var. İlk fabrikamızı kurduğumuz yer burası dolayısıyla kökenlerimiz bu şehre dayanıyor. Bizim için çok kıymetli” dedi.